0(506) 891 91 81
bilgi@mindfulnessokulu.com

Hakkımızda

Anasayfa > Hakkımızda

Mindfulness Okulu

İnsanoğlu ilk günden beri varoluşunu sorgulamakta ve yaşamında bir anlam duygusu aramaktadır. Çünkü insan anlamlandırabildiği ölçüde yaşamdan doyum alır, kendisini tamamlanmış ve bütün hisseder. Bu anlam duygusu arayışı tüm filozofların, düşünürlerin, bilgelerin, insanı kamillerin yaşamında sessiz ortak bir ritüel oluşturmuş ve hakikate giden yolda farklı disiplinlerle ama ÖZ’de aynı duygu, çoşku ve motivasyonla yollarına devam etmişlerdir. Aslında her insan bu anlam arayışı donanımıyla dünyaya gelir. Fakat yolda unutur unutturulur, sistem ona sürekli dış dünya ile ilgili sorumlulukları ve yapılması gerekenleri hatırlatır ve o telaşın içinde insan durup düşünecek, içine bakacak farkındalığı ya da içgörüyü oluşturamaz. Ünlü bir bilgenin dediği gibi “Aramakla bulunmaz, ama bulanlar arayanlardandır.” İşte arayanlar bu sarmalın içinden çıkıp kendilerine doğru bir yolculuğa çıkma cesaretini gösterenlerdir. Neden cesaret dedik? Çünkü insanın kendi içine yolculuk yapması, kendi gerçeğiyle yüzleşmesi acılı ve zor bir süreçtir. Zihinden kalbe giden uzun  ve meşakkatli bir yolculuktur. Ama bu sürecin hediyesi ÖZlem duyulan ÖZ’e ulaşmaktır. Mevlananın pergel sembolünde olduğu gibi, bir ayağı merkezinde, özünde kalmak koşulu ile diğer ayağı ile tüm güzellikleri 360 derece keşfedebilecek bir yetenek bahşedilmiş insanoğlu malesef ayağını merkezinden, kalbinden uzaklaştırdıkça dengesini yitirmekte ve bugünün mutsuz, depresif, çılgınca koşturan, huzursuz, kaygılı insan tipine dönüşmektedir. Normal şartlarda stresini yönetebilecek duygu düzenlemesini yapabilecek donanımla dünyaya gelen insan, koşuşturmanın içinde kendi gerçeğinden uzaklaşmakta ve uzaklaştıkça iç dünyasına olan mesafesi artmaktadır. Bu da her geçen gün insanı çağımızın soğuk algınlığı olarak bilinen depresyon, kaygı bozukluğu, panik atak gibi hastalıklara gebe bırakmaktadır. 

Bütün bu ruhsal örselenmelerle başa çıkacak donanıma özünde sahip olan insanın yapması gereken şey önce farkında olmak sonra da bu durumu yönetebilecek eylem adımlarını hayata geçirmektir. Aslında İnsanın kendine şifa olacak cevheri içindedir yeter ki derdinin dermanının kendinde olduğunun farkına varsın. Bu anlamda mindfulness günümüz post modern insanına kendisini unutmasını engelleyerek,  yaşamını çok daha verimli, anlamlı ve bilgece bir farkındalıkla yaşamasını sağlayacak kıymetli bir hazine sunmakta. 

Yaşam yolculuğumuzun bu döneminde “Biz hayattan ne bekliyoruz?” yerine “Hayat bizden ne bekliyor?” sorularını sorma kıvamına gelince bütüne hizmet etmek, paylaşmak, fayda yaratmak gibi değerlerimizi fark edip, bu değerlerimiz doğrultusunda yaşamımızın geri kalanını şekillendirmeye karar verdik. 
“Yaralarımız ışığın içeri sızdığı yerdir.” demiş Mevlana. Bizler yaşam yolculuğumuzda her insan gibi zor dönemlerden geçtik, canımız acıdı, yara bere içinde kaldık, zaman zaman acılarımızı ızdıraba dönüştürdük.  Ve fark ettik ki yaralarımızmış bizi geliştiren, bizi büyüten... İşte  mindfulness yaralarımızdan içeri sızdı. Bizlere şifa oldu. Ve onun büyülü dünyasıyla hemhal olduk. 

Mindfulness’ın yaşamımızda yarattığı olumlu etkileri ve iyilik halini deneyimledikçe bu yöntemden daha fazla insanın faydalanmasını istedik ve sizlerle paylaşmaya karar verdik... 
Anlatmak, anlatmak, anlatmak istiyoruz. Anlattıkça iyileşiyor, iyileştikçe anlatıyor ve paylaştıkça yaşam daha anlamlı hale geliyor.
Size anlatmamıza ve birlikte bu yolculuğa çıkmaya var mısınız?